13 Mart 2018 Salı

14 Mart 2004 Beşiktaş-Elazığspor

,
   Ligin 25. haftasında, İnönü'de Elazığspor'u ağırlayacak olan takımımız maç eksiğiyle Fenerbahçe'nin 6 puan gerisinde ikinci sırada bulunuyor. Samsunspor maçıyla başlayan süreç kulübü fena şekilde etkilemiş, hafta boyunca birlik beraberlik çağrıları yapılmıştır. 2 bin civarı Beşiktaş taraftarı maç öncesi semtte toplanıp stada yürüyüş yapar.
   Çocuktum, onca şeye rağmen hala şampiyon olacağımıza inanıyordum, bu duyguyu 2006-2008 arasında da çoğu defa yaşamıştım. Şimdi o dönem ki maçları izlediğimde gerçekten kendimizi kandırdığımızı anlıyorum. Aynı sezon Kadıköy'de oynadığımız Fenerbahçe maçını yazmıştım daha önce. Sahada şuursuzca saldıran bir Fenerbahçe, taktik ve takım oyunuyla rakibini ezen bir Beşiktaş vardı. Elazığ maçını izlediğimde ise ne yapmaya çalıştığı belli olmayan ve resmen çırpınan bir Beşiktaş gördüm. Maçın başlamasıyla beraber Elazığ yarı sahasına yerleşiyor takımımız, defansta da inanılmaz boşluklar veriyor ve daha 13. dakikada Debnar'ın attığı frikik golüyle 1-0 geriye düşüyoruz. Gol sonrası Beşiktaş tribünü desteğini daha da arttırıyor, yanan meşalelerden dolayı maça ara veriliyor ve anons yapılıyor.
   Tribün desteği defanstaki boşlukları ve hataları kapatamıyor, Yunus'un attığı golle fark 2'ye çıkıyor. Bu golde yan hakem net bir ofsaytı kaçırmış. Sadece bu gol üzerinden yapmayacağım bu yorumu, özette de dikkatinizi çekecektir, Serdar Tatlı berbat bir hakem performansı gerçekleştirmiş. Yanlış kartlar, fauller, hatta bir kaç pozisyonda yanlış yer tuttuğu için kendisine çarpıyor top ve oyunu yavaşlatıyor. Maça dönersek, golün şokunu hiç yaşamadan Tayfur'un nefis golüyle farkı tekrar bire indiriyoruz. Savunmadaki boşluklar devam etse de çok rahat pozisyonlar bulan takımımız, 34. dakikada Sergen'in harika takipçiliği sayesinde skoru 2-2'ye getiriyor.
   Maçı tekrar izlerken iki oyuncunun performansı dikkatimi çekti. Zago defansta verdiği katkının yanı sıra maçın bir çok bölümünde gizli 10 numara görevi görmüş ve bunu gayet başarılı yerine getirmiş. Onu gördükçe de kulaklarımda "Amaral sağdan kaçtı, Zago destek verdi." sesi yankılanıyor. Diğer dikkat çeken isim ise Federico Giunti, topun ayağına yakışması ve harika tekniğinin yanında hırsıyla bu maçın lehimize dönmesinde büyük katkı sağlamış. 100. Yıl hariç maalesef kötü bir dönemde bizde yer aldı, keşke bir kaç sezon daha izleyebilseydik Onu.
   Tekrar maça gelelim, kötü bir performans sergileyen Sinan Kaloğlu 32. dakikada yerini Adrian İlie'ye bırakıyor. Sahaya girer girmez oyunun seyrini değiştiriyor Rumen golcü. Ve çok geçmeden, ilk yarının son dakikasında klas bir vuruşla 3-2 öne geçiriyor Kara Kartal'ı.
   Öne geçmiş olmamıza rağmen ilk yarıdaki iştahla saldırmaya devam ediyor Beşiktaş, ikinci yarının hemen başında da Ahmed Hassan'ın golüyle fark ikiye çıkıyor. Fakat Ahmet Yıldırım takımın ve tribünün rahatlamasına izin vermiyor, savunmada yaptığı büyük hatayla Yunus'a golü attırıyor. Beşiktaş atakları skora rağmen durmuyor, art arda gol kaçırmaya devam ediyoruz. Özellikle Sergen gol atmış olmasına rağmen şanssız bir maç geçiriyor, iki kez direğe takılıyor.
   Son 10 dakikaya girildiğinde hem sahada hem tribünde bir panik başlıyor. Savunmada yapılan hatalar korkutsa da Ahmed Hassan'ın son saniyede attığı golle skor belirleniyor. İlk yarıdaki maçta olduğu gibi Elazığspor karşısında 5 golle 3 puanı alıyoruz.
Maçın Geniş Özeti;

0 yorum to “ 14 Mart 2004 Beşiktaş-Elazığspor ”

Yorum Gönderme

 

Arşivde Canlanır Koskoca Mazi Copyright © 2011 -- Template created by O Pregador -- Powered by Blogger