2 Eylül 2015 Çarşamba

1 Eylül 2012 - Karabük Deplasmanı

,


   Bizim nesilin ''Feda sezonu'' olarak hatırlayacağı 2012/13 sezonu daha başlamadan ilk darbeyi Avrupa Kupaları yasağıyla almıştık. Avrupa Kupaları'nda olmayacak olmamız daha az Beşiktaş maçı demek, dolayısıyla her gidilen maçın daha da kıymetlenmesi demekti.


   Takım lige o zamanki adıyla İstanbul BŞB deplasmanında puan kaybederek başlamıştı. O zamanlar şimdi ki kadar sık oynamadığımız Olimpiyat Stadı'nda Almeida'nın golüyle son 10 dakikada 1 puanı koparmış, 2.haftada ise tarihin en erken haftada oynanan derbisinde Galatasaray ile karşılaşmıştık. Hakem faciası, Burak kendini attı derken 86.dakikada yenilen penaltı golüyle o maçta ise 2 puandan olmuştuk.

   Karabükspor deplasmanı o sezon şehir dışına yapılacak ilk deplasmandı. Bir Cumartesi günüydü ve taraftar hemen 1 hafta önce 86.dakikada haksız yere çalınan penaltıyla 2 puan kaybettiği için tam da Beşiktaş'a sarılmalık bir maçtı. Günler birbirini kovaladı ve taraftar takımına sahip çıkmak için yollara düştü.


   Yolda giderken akıllardaki ilk düşünce yolu her Karabük'e düşenin olduğu gibi Safranbolu'ya gitmekti. Benim bulunduğum otobüs bunun için çok uğraştı. Diğer otobüslerden gelen bilgiler dahilinde rotalar değiştirildi, polis kontrolleri atlatılmaya çalışıldı. En son kendimizi Karabük'ün arka ve dar sokaklarında Safranbolu'ya gitmeye çalışırken bulduk. Ancak sonunda başarılı olamadık ve bir yerde resmen polis kontrolünün kucağına düştük. Karabük, ligde takımı yer alan diğer şehirlerin aksine Beşiktaşlıların en rahat gezebileceği şehirken maç saatine kadar polis kontrolünde bekletildik.

   Maç için stada gittiğimizde stat dışında Karabükspor'luların tribüne girişiyle aramızda çok az bir mesafe olduğunu ama buna rağmen hiç bir taşkınlık olmadığını görünce hem şaşırmıştık, hem de hoşumuza gitmişti.

   Maç başladı ve 5.dakikada Fernandes'in golüyle öne geçtik. Daha sonra ilk yarı bitmeden yine Fernandes ve Beşiktaş kariyerindeki tek golünü bu maçta atan Uğur Boral ile 35.dakikada farkı 3'e çıkardık. Bu ne o maç özelinde, ne de genel olarak Beşiktaş'tan beklemediğimiz bir şeydi. Hatta aramızda 50-60'a kadar bir gol yersek, yine sıkıntı yaşayabiliriz düşüncesi de hakimdi. Bu nesilin Valerenga faciasını yaşadığını düşünürsek, çok da abarttığımız söylenemez zaten.


   İkinci yarıda ortada geçen bir maç vardı. Ben zaman zaman saati kontrol ediyor, dakikalar ilerledikçe sezonun ilk 3 puanı için daha da umutlanıyordum. O sırada tribünde benim daha önce duymadığım ''sevemez kimse seni'' başladı. İnsanlar üzerlerini çıkarmış, taraftar takımın ve sahadaki oyunun verdiği rahatlıkla biraz da işin keyfine varmaya başlamıştı. Beste yeni olduğu için tribünün tamamının destek vermesi bir 5 dakikayı aldı. Ancak dakikalar geçtikçe tribünün genelinin eşlik etmeye başlamasıyla ortam bir anda değişti. Her şeyi güzelleştiren aslında tezahuratın ve bu tatlı keyif durumunun spontane gelişmesiydi. Dakikalar birbirini kovalıyor, tribün performansından hiç bir şey kaybetmiyor, aksine iyiden iyiye vites arttırıyordu. 1 hafta önce İnönü'de staddan zor çıkmış, maç sonu semtte üzüntüden yere yıkılmış taraftar gitmiş, yerine bambaşka bir taraftar gelmişti. Bana sorsanız, bu tribünden en keyif aldığım ilk 5 ana girecek şekildeydi tezahurat.

 


   Maç bitip, tabiri caizse herkes kendine geldiğinde insanların birbirlerine biz ne yaptık ya diye sorusu hala aklımda. Bu sırada herkesin cep telefonuna maçı TV'den izleyenlerden gelen mesajlar da cabası. Tribün o gün belki bu kadar büyük etki uyandıracağını bilmeden Abdi İpekçi'deki Euroleague maçlarının da harika geçmesini sağlayacak tezahuratı dakikalarca söylemişti...

   1 Eylül 2012 – Karabükspor deplasmanı denirse anlatacaklarım 10 sene sonra da az çok bu yazdıklarım olur. Ve elbette bir de cennete yolladığımız kardeşimiz Emre Kuş. Bu deplasmana giderken yolda kalp krizi geçiren kardeşimizi maalesef bu tarihte kaybetmiştik. Bu vesileyle Emre Kuş'a da tekrar Allah'tan rahmet, sevenlerine ve tribündeki arkadaşlarına sabır diliyorum...

Yazan : Ömer Seymen

          Playlist

1. Maç Başı Üçlü
2. Napardım Bilmem
3. Sevemez Kimse Seni (Beşiktaş tribünlerinde ilk)
4. Vahap Beyaz, Ahmet Çakar
5. Beyoğlu Yosması

Karabük Deplasmanında Beşiktaş Taraftarının Müthiş Performansı





0 yorum to “ 1 Eylül 2012 - Karabük Deplasmanı ”

Yorum Gönderme

 

Arşivde Canlanır Koskoca Mazi Copyright © 2011 -- Template created by O Pregador -- Powered by Blogger