4 Aralık 2013 Çarşamba

2013/2014 | 13. Hafta Fenerbahçe-Beşiktaş (30 Kasım 2013)

,

   6 Kasım 2011 Deron Williams'lı kadro, Sinan Erdem'de Fenerbahçe Ülker'i döve döve yenmiş, futbol takımı akşam Gençlerbirliği ile Ankara'da oynuyor. Çok büyük keyifle, mutlulukla salondan çıkıp Gençlerbirliği maçını izlemeye gidildi arkadaşlarla. Maç başladı 4. dakikada Ernst, 20 dakika sonra da Pektemek attı 0-2 oldu. Sonra net sayı olmamakla birlikte 3-4 tane net pozisyon kaçırdı Pektemek. Fenerbahçe'yi döve döve yenmişiz, Ankara deplasmanında ilk yarıyı 2-0 önde kapatmışız. Her şey muhteşem değil mi? Değil. 10-15 saniye sürdü kendime gelmem, bizimkilere baktım, herkes hayvanca gülüyor, kaçan pozisyonlara üzülmüyor. Sadece mutlu herkes. Birden dışa yansıdı iç sesim 'Beşiktaş bu kadar rahat maç kazanamaz ne yapıyorsunuz siz?' dedim. Maçı 4-2 Gençlerbirliği kazandı.

   Üstünden 2 yıl geçti bu maçın, Beşiktaş aynı Beşiktaş, taraftarı yine aynı taraftar. Maç başlayana kadar her şey karmakarışık ne olacak ne bitecek derken bir anda farklı bir görüntü çıkıyor her zaman derbilerde. Maça 6-7 saat kala varıldı semte, deplasman yasağı semti çok net etkilemiş, pek derbi havası yok o saatlerde, maç saati yaklaştıkça topluluk artıyor heykelin etrafında tezahüratlar başlıyor, meşaleler yakılıyor.

   Maç öncesi sohbet ortamında tek dileği var herkesin, skor ne olursa olsun 'Keşke şu pozisyon öyle olmasaydı.' diye kemirilmesin beyinler. Tabi ki sahadaki takım Beşiktaşken bu mümkün değil.


   Saat 8'i bulur çıkar sahaya Karakartal, Beşiktaş varsa umut da vardır her zaman. Maç başlıyor 9. dakikada ilk pozisyonu yakalıyor Beşiktaş, Olcay maç boyunca en olumlu hareketi olacak şeyi yapıyor, Gökhan'ı pazara gönderip golü atıyor, semt yıkılıyor.

   Erken golün avantajını koruyamadan heves kursakta kalıyor 3 dakika sonra Emenike atıyor beraberlik geliyor. Oyunun tek kontrollü, durağan bölümü bu dakikadan sonra oynanıyor. 30. Dakikada Meireles kırmızı kartı görüyor, işte her şey o an değişiyor, Beşiktaş'ın atması beklenirken bir anlık boşlukta Fenerbahçe öne geçiyor, 37. dakikada 2-1 oluyor skor. Kırmızı karttan daha fazla, bu gol uyandırıyor Karakartalı. 42. Dakikada Veli'nin nefis ara pasında Almeida nadir karşı karşıya gollerinden birini atıyor.


   Bu golün ve kırmızı kartın şokunu atlatamıyor Fenerbahçe, ilk yarının son saniyesinde Almeida bazukayı yolluyor Volkan'ın koruduğu kaleye, yine santra yapamıyor sarı lacivertliler. 


   Fenerbahçe 10 kişi, ilk yarı bitmiş, skor 3-2.


   Oldu lan oldu bu sefer oldu diye düşünürken hava almak için mekandan dışarı çıkıyoruz, her yerden sesler geliyor, 'Abi 5-2 olur', '5 yetmez 7 olsun', o an dank ediyor her şey, o sırada bir abiyle karşılaşıyoruz, 'Turkcell'de Fenerli kız vardı telefonunu açmadı yanına gittim dalga geçtim' diyor. Abi yapmasaydın keşke diyebildim sadece. Belliydi çünkü her şey, sahada her pozisyona itiraz eden takım, tribünde her şeye homurdanan bir taraftar ve maçı artık kazandık diye bakan bir takım var. 
   
   O 15 dakika şampiyonluk kutlamasından öte bir şekilde geçiyor. Maç başlıyor, aslında çok basit her şey 10 dakika kurulacak bir baskı 4. golü ve galibiyeti getirecekti. Olmadı, Fenerbahçe bastırdı, sonra Veli'nin sakatlanması her şeyi daha da berbat etti. 


   Çok basit bir hamle vardı herkesin aklında, Ramon Motta girecekti Veli'nin yerine, Atiba ortaya Ramon beke geçecekti. O da olmadı, Necip'i aldı oyuna Bilic. İlla bir bildiği vardı ama ne biliyorsa tutmadı, Necip 70. dakikada kırmızı kart gördü. Pozisyon hakikaten kırmızı değildi, Caner'de çekiyor çünkü, ama sen kaç senedir Beşiktaş'ın futbolcusun, o gün Beşiktaş'lı olan herkes o pozisyona hakemin kırmızı kart vereceğini çok iyi biliyordu, senin de bilmen gerekiyor. Fenerbahçe daha da bastıracaktı ama Motta hamlesi geldi bu sefer Bilic'ten, Tolga dünyaları kurtardı, Cüneyt Çakır'da Emenike'yi. Dünyanın her yerinde kırmızı karttır o pozisyon, başka bir şey değil, vermedi. Direndi, direndi Karakartal ama 83'te geldi beraberlik. Maçı kaybettik o anda, bütün herkesin gözünde, ama yine yenilecek golü beklemiş Beşiktaş, pozisyonlar başladı beraberlikten sonra, 90'da Oğuzhan topu çekmek yerine şutu çekti, Caner önledi golü. Son saniyede yine santra yapamayacaklardı, Oğuzhan vuramadı bu sefer. Çok basit hamlelerle alabileceğimiz 3 puan 1 puana dönüştü. Tabi ki bu hatalar hep oldu, hep olacak, ama bu maçta olmamalıydı. Yine de canı sağolsun Karakartal'ın. Cümle aleme gösterdiler Türkiye'de 2 büyüğün olmadığını.

Ve Maçın 90 Dakikası

1. Devre


2.Devre

0 yorum to “ 2013/2014 | 13. Hafta Fenerbahçe-Beşiktaş (30 Kasım 2013) ”

Yorum Gönderme

 

Arşivde Canlanır Koskoca Mazi Copyright © 2011 -- Template created by O Pregador -- Powered by Blogger