4 Ağustos 2017 Cuma

4 Ağustos 1995 Beşiktaş-Galatasaray

,
   Yaz aylarında mecburen, özlenen TSYD Turnuvası üzerinden gidiyoruz, yine bir Beşiktaş-Galatasaray maçı, yine yeni isimler. Beşiktaş formasıyla ilk defa sahaya çıkan ve sadece bir sezon oynamasına rağmen hala hafızalarda yer tutan Stefan Kuntz. Bu maçta Beşiktaş tribünleri Samiyen'in Eski Açık ve Kapalı'sında yer alıyor.
Read more

27 Temmuz 2017 Perşembe

27 Temmuz 1996 Galatasaray-Beşiktaş

,
   90'ların sonuna kadar devam eden geleneksel TSYD Turnuvası'nda 96-97 sezonunun ikinci maçında Beşiktaş ile Galatasaray bir temmuz akşamı İnönü'de karşı karşıya gelir. Beşiktaş'ın yeni teknik direktörü Rasim Kara ile Galatasaray'ın yeni teknik direktörü Fatih Terim de ilk defa bu maçta T.D olarak karşılaşırlar.
Read more

9 Nisan 2017 Pazar

Şimdi Biraz Çocukluğunuza İnelim

,
   11 Yaşındaydım doktor, ilk defa hatırlayacağım şampiyonluğu yaşıyorduk, her şey çok güzeldi tabi. Bir de Şampiyonlar Ligi var, O'nu iki kere görmüştüm, Münih'ten 2 yerken de Barcelona'ya 3 atarken de oradaydım. Bu sefer başkaydı ama, Metin-Ali-Feyyaz'dan sonra en efsane kadro vardı sahada, babam öyle diyordu yani, bambaşka olacaktı bu defa. Başladı Şampiyonlar Ligi, sona geldik, Chelsea'yi Londra'da nasıl devirdiysek İnönü'de de öyle devirecektik, çıkacaktık gruptan. 
Read more

29 Ekim 2016 Cumartesi

Desibel Savaşları | 2011

,

"Bir spor stadyumunda tezahürat ile ulaşılan en yüksek ses rekoru"

Evet...

Desibel rekoru kırmak isteyen her taraftar grubunun, rekorlar kitabında takımının adını görmek istediği başlık tam olarak bu.

Bu rekorun -bilmeyenler için- hangi maçta kırıldığına değinmeden geçmeyelim;
Sene 2005 ve Fenerbahçe ile oynuyoruz. Kartal Gol Gol Gol tezahüratı inanılmaz bir biçimde patlamış ve hemen her maçta söylenmeye başlanmıştı. Spor yazarları her zamanki gibi kulübe bir çomak sokmak istediğinden, tıpkı "Tümerle Sergen yan yana oynayamaz" goygoyundaki gibi, bu tezahüratın takıma baskı yaptığını ve futbolcuları olumsuz etkilediğini düşünmekteydi. Fakat aslında durum öyle değildi; takım kötüydü!

Ali Güneş, Adem Dursun, göğüs kafesi büyük abimiz Ailton ve bilumum Anadolu takımı topçularının harmanlandığı, 100. yıldan bir iki topçu ile durumu kurtardığımız bir sezondu. Sezonun daha başıydı ve bizim aksimize, Fenerbahçe nispeten iyi bir kadro toplamıştı.


Takımın bu maçta kötü oynaması, taraftarın o kadar moralini bozmuştu ki, neredeyse sahaya inip kendileri oynayacaklardı. Tezahüratlar büyük bir sinir harbiyle ve futbolcuları azarlar gibi söyleniyordu.

Fenerbahçeliler daha sonra bu maçı yaptıkları truvayla, biz ise kırdığımız desibel rekoruyla ve Kleberson'un efsane golüyle hatırlayacaktık. Bu maçtan önceki Malmö maçında, Kartal Gol Gol Gol tezahüratının bütün statta kapalı tribünle senkronize bir şekilde söylenmesi için anons yapılmış fakat çok da başarılı olunamamıştı. Bir sonraki Fenerbahçe maçında ise, takımın yenik olduğu bir anda, daha önceden rekor kırma amacı gütmeden, öyle yüksek bir sesle söylendi ki, taraftar bu ses rekorunu yıllarca unutamadı. Aşağıdaki videoda, bu ses rekorunun nasıl kırıldığına dair anlara tanıklık edebilirsiniz. Vakti olmayanlar videonun 2:20 saniyesine atlasın.


Bu rekor yıllarca konuşuldu. Kimse bu rekoru kırmaya yeltenmedi. Ta ki 2011 yılına kadar.
Yaptırdıkları yeni stadın akustik özelliklerine çok güvenen galatasaray taraftar grubu, fenerbahçe ile yaptıkları derbi maçta bir durum organize ederek bir spor stadyumunda tezahürat ile ulaşılan en yüksek ses rekorunu kırmak için yetkililer çağırttı. Sonuç olarak, bu rekorun resmi olarak kendilerine ait olduğunu tescil ettirdiler.



Bu rekorun 2005'te kırılıp, 2007'de Liverpool maçında tekrarlandığını düşünen bizler için ise inceden bir sinir harbi başlamıştı. Biz bu rekorun, organize edilmeden, tamamen spontane gelişmesinin kıymetini anlatırken, bir anda rekorumuza ortaklar çıkmaya başlamıştı.

18 Mart 2011 tarihinde galatasarayın bu rekor sahiplenmesinin 1 gün sonrasında, tam da 19.03.2011 tarihinde ise, İnönü'de kayserispor maçı vardı. Bu maçta kapalı tribün, bir gün önceki rekor muhabbetine gönderme yapan, havanın yağmurlu olmasından dolayı romantik bir manaya da bürünen şu tezahüratla yeri göğü inletti.


Bu maçı, tesadüfen bulduğum kapalı tribün kombinesiyle, kutuda izledim. Hiçbir zaman unutamayacağım, dolu dolu gönderme yapıp, içimdeki sinir stresi attığım bir maç oldu. Tribünün en iyi gününde olduğu maçlardan biriydi. Maçı da 4-2 kazandık. Hugo Almeida ilk resmi golünü attı ve Quaresma'nın trivela  golünü en güzel açıdan gördüm.

Sonrasında aynı rekor denemesini fenerbahçe de yaptıysa da başarılı olamadı (1 Ekim 2011 Başakşehir maçı). Zaten bu rekor, sayı olarak, bütün stadın değil, sadece stad içerisinde 10 bin kadar kişinin (kapalı tribün ve çevresi) bağırmasıyla gerçekleşmişti.

Desibel rekoru resmi olarak kimde olursa olsun, gerek rekorun kırıldığı andaki organizasyon (ya da organize olmayan durum), gerek de kişi sayısı-çıkan ses oranı gibi kriterler olsun, kesinlikle ve rahatlıkla Beşiktaş taraftarınındır.

#SahadaKaybedebilirizTribündeAsla

Read more

27 Eylül 2016 Salı

Canım Feda Olsun Sana, Cebim Değil...

,
   Gençlerbirliği maçı bitti, eski açıktan sahaya indik, çimleri toplayıp oradan kapalıya, setin solunda Otoban Ahmet duruyordu, bizi gördü, sol kolunun altına Betül'ü, sağ kolunun altına beni aldı "Ben hep buradan baktım Beşiktaş'a, hep buradan, ama bugün son, bizi bir daha buraya almayacaklar çocuklar." dedi, beraber ağladık. Aklıma kazındı Otoban abinin söyledikleri, öyle çıktık İnönü'den. Bir daha da orada maç izlemek nasip olmadı.
Read more

4 Eylül 2016 Pazar

Öğrenci Geleneği - Akatlar Kombinesi

,
   2011-2012 Sezonu için Akatlar Kombineleri satışa çıktığında 10-15 arkadaş olarak bir şey dikkatimizi çekti; Öğrenci kombineleri indirimli şekilde 100 liraya satılacak. Hepimiz öğrenciyiz ve birbirimizi gaza getiriyoruz derken kombineler alındı. Ardından NBA'de lokavt olmasıyla Deron Willams Beşiktaş formasını giydi, sadece Deron değil tabi birbiriyle uyumlu mütevazi bir kadro kuruldu. Böyle olunca kombinenin değeri git gide arttı. Sezon sonu play-off lar, 1 saatte biten 15 bin bilet ve şampiyonluk derken basketbol adına harika bir sezon yaşamış olduk. Hayatımda verdiğim en doğru kararlardan biriydi o kombineyi almak, o seneden sonra da gelenek oldu tabi, İnönü'nün yokluğunda, passoligin varlığında Akatlar evimiz oldu.
   Bu sezon da aynı heyecanı Ufuk Sarıca'nın gelmesiyle ve adını sanını bildiğimiz oyuncuların alınmasıyla yaşamaya başladık. Her şey buraya kadar güzelken kulüp kombine ve sezon içinde uygulayacağı bilet satış politikasını açıkladı:   http://www.bjk.com.tr/tr/haber/67099/bu_sezon_macgunukimseyesozverme.html
   
   Bu politikada "Öğrenci kombinesi" bulunmuyordu. Kulüp bunu ilk defa denemiyor, geçen sene de kombineler ilk açıklandığında öğrenci indirimi ibaresi geçmiyordu. Satışlar düşük kalınca, öğrencilerden de tepki gelince kombinelere öğrenci indirimi getirildi. Bu sezon durum biraz daha farklı, takım daha çok heyecan veriyor ve aslında bakıldığında kombine fiyatı da gayet iyi.
   
    Ama unutulmaması gereken bir şey var, mesele aradaki 50 liralık farktan ziyade bir gelenek meselesi. 5 yıl önce beni ve arkadaşlarımı teşvik eden bu gelenek her sene Akatlar'a gelecek öğrenci sayısını arttıracaktır. Biz tepki koyarsak bu gelenek devam edecek ve Akatlar'da öğrenci kardeşlerimizle daha kalabalık olacağız...
Read more

6 Haziran 2016 Pazartesi

2015-2016 Sezonu Şampiyonu Beşiktaş - Kutlamalar

,
   Çifte kupalı 2008-2009 Sezonundan sonra 3 yıl şampiyonluk yarışına bile giremedi Kara Kartal, Samet Aybaba'yla başlayan ve rakiplerin dalga konusu olan Feda Sezonuyla yavaştan çıkış yakaladı. Aybaba sonrası Bilic'in gelmesi, kadroda çok oynama yapmadan, genç oyuncuların da takımda tutulmasıyla takımdaki pozitif enerji git gide arttı. Bu sırada İnönü Stadı'nın olmaması, en büyük dezavantajdı. 14-15 Sezonunda kaçan şampiyonluk sonrası Bilic ile yollar ayrıldı. Aybaba'nın başlatıp, Bilic'in devam ettirdiği kolej havası, Şenol Güneş'in elinde nirvanaya ulaştı. Ve beklenen şampiyonluk İnönü'de Osmanlı maçında geldi.
Read more

9 Nisan 2016 Cumartesi

Bizim Stadın Farklı Kolonları - Özünden Dönmek

,

2011 Senesinde Forza'da okuduğum bir yazı, Mehmet Nuri Develier'e ait bir anı.

"Bu yazıyı yazmamın amacı içimdeki duyguları biraz olsun siz ağabeylerim, kardeşlerimle paylaşabilmek…

Bugün güne başlarken Seyrantepe’den geçtim. Gerçekten güzel, gösterişli bir stat olmuş… Aklıma daha önce yaşadığım bir olay geldi…

Bundan 3 yıl önce bir arkadaşımın ısrarları ile Kadıköy’de rakip takımın maçını izlemeye ikna oldum. Arkadaşımın özel şöförünün kullandığı araçla Saraçoğlu’na gittik. Kendilerinin locaları olduğundan dolayı 5 yıldızlı otel oto parkı tadında bir otoparka girdik. Orada bey diye hitap edilerek karşılandık…

5 yıldızlı bir asansör ile üst kata çıktık. Arkadaşımda büyük bir hevesle bana stadı gezdirdi. Özel yemek yerleri, lüks mağazalar, özel dinlenme odaları, tertemiz tuvaletler… Derken deri koltukların bulunduğu localarına girdik. İçerde bir bayan artık bize hizmet ediyordu.

Derken maç başladı. Bir çoğu içerde televizyondan deri koltuklarına oturup izlemeyi tercih etti… Biz dışarıdaki deri koltuklarda oturduk. Arkadaşım bana nispet yaparcasına ; kardeşim üşüyorsan hemen ısıtıcıları yakalım dedi… Derken devre arası oldu. Bana yemek yer misin dedi. Menüde ne vardı ?

Ekmek arası köfte ? Döner ? Ya da çekirdek? Statta döner yiyelim ayıp olmasın dedim. Aman tanrım döner tabakla geldi. Derken maç bitti arkadaşım döndü ve bana gördün mü bizim büyüklüğümüzü dedi… Güldüm, dedim ahh be kardeşim sen buna büyüklük diyorsun demek. Gel ben sana birde ŞEREF BEY stadında bir günümü anlatayım dedim. Yeşilyurt’ta beklersin sarı dolmuş sırası sana gelmez. Varırsın Taksim’e elinde bir bayrak, başlarsın yürümeye. Yokuştan aşağıya, oradan ver elini BEŞİKTAŞ. Menüde 2 bira, bir ekmek arası köfte. En pisinden. Oradan gidersin stada, hava yağmurlu, donarsın titremekten ama iki satır haykırdın mı sevgini orada gerek yoktur ısıtıcıya! Bastı mı Beşiktaş aşkının ateşi yüreğini, yanarsın zaten. Birde Beşiktaş yenilirse tüm günün yorgunluğu üstüne yürürsün bu sefer yokuş yukarı dolmuşların oraya.. Birde beklersin sıra.. Bunca eziyetin üstüne varırsın evine. Bir çorba içer yatarsın gece. Yattığında ayaklarının altı su toplasa da, içindeki Beşiktaş aşkı ve sevgisi unutturur her şeyi!

İşte bugün Seyrantepe’den geçtim. Hayırlı olsun yeni statları. Gerçekten çok güzel, eminim güzel yemekler, güzel deri koltuklar ve daha fazlası vardır. Isıtıcılar bile vardır, ısınırlar.

Ama kendi kendime dedim ki ; babam doğru söylemiş. Evin değeri içindeki mobilyalardan anlaşılmaz oğlum, evin değeri içindeki birlik ve beraberlik içtenlik ve huzurdur…

Bizim evimiz sizinkilerden farklı… Bizim evimizin kolonlarının sağlamlığı, birliğimizden beraberliğimizden gelir.

BİRLİĞİMİZ BERABERLİĞİMİZ DAİM OLSUN..."


   5 Sene önce rakiplerden farkımızı anlatan müthiş bir anı bu, o dönem okuyan çoğu Beşiktaşlı katılmıştır buna, bir kez daha Beşiktaşlı olmakla gurur duymuştur. Peki ne değişti 5 senede? Ne oldu da "Sen 2 bin liraya kombine aldın ama yetmez 700 liraya da 3 maçlık bilet alacaksın.", "Kendi koltuğuna oturmak zorundasın." yaptırımlarına "Tamam" deyip geçecek seviyeye ulaştık. Ne oldu da "Yüz tanıma sistemiyle" gururlanacak duruma geldik. 100 liralık bileti Beşiktaş taraftarına 700 liraya satmaya çalışan fenerliler galatasaraylılar sanal alemde fink atarken en büyük sorunumuz maça gelip merdivende duran taraftar mı? Stada girip takımının ismini yazan Hakkarigücü'lü futbolcuyu 'hain' ilan edecek kadar ne şımarttı bizi? "Stat koltuklarına basmak cahilliktir" seviyesine ne zaman ulaştık?
   Son olarak dünden beri takık olduğum bir konu; hiçbir güç Beşiktaş taraftarına bir adet ayranı 5 liraya satmaya kalkamaz, hiçbir Beşiktaş taraftarı bunu kabul edemez. Modernleşmek uğruna özümüzü kaybetmeyi kimse kabul edemez.
Read more

3 Nisan 2016 Pazar

11 Şubat 2014 Kasımpaşa Deplasmanı

,
   2013 Mayısında başlayıp sene sonuna kadar süren Gezi Parkı Direnişi sonrası neredeyse bütün stadyumlarda "Her Yer Taksim Her Yer Direniş" sloganları atılırken Kasımpaşa maçlarında Rte ve polis lehine sloganlar atılmaktadır. Bu durum da yeni sezonda tribün açısından en önemli maçı Kasımpaşa Deplasmanı olarak belirler. Ligin 15. Haftasında 13-16 Aralık haftası oynanacak maçın 15 Aralık Pazar günü oynanmaması gerekir, bu maçı iple çeken benim de orada olabilmem için. Şans ya, maç tarihi tam da o gün olarak belirlenir ve hayaller suya düşer. Maç esnasında bir düğün salonunda bulunacak olmak çok can sıksa da, kaderden kaçılmıyor.
Read more

7 Mart 2016 Pazartesi

23 Mart 1996 Beşiktaş-Eskişehirspor

,
   95-96 Sezonunun 26. Haftasına girilirken Beşiktaş Fenerbahçe'nin 7, Trabzonspor'un 4 puan gerisinde 3. sırada bulunuyor. Eskişehirspor ise 20 puanla sonuncu sırada. Atom Karınca Rıza ve Gökhan Keskin Beşiktaş formasıyla son maçlarına çıkıyorlar. Kadroda bir de Alman yıldız Stefan Kuntz dikkat çekiyor.
Kadrolar ve İstatistikler
   Matematiksel olarak şampiyonluk şansı devam eden takımımız Eskişehir karşısında güzel bir futbol sergiliyor, rakibi kaleye yaklaştırmıyor hiç bir şekilde. 21. Dakikada güzel futbol Sergen'in harika frikik golüyle karşılığını alıyor ve 1-0 öne geçiyor Karakartal.
   Ercan Taner'in deyimiyle "Bir Futbol Resitali" sergiliyor adeta Sergen 60. dakikada yine çok klas bir gol buluyor.
   2-0'lık skor güzel bir skor olsa da genç forvet Mustafa Özkan kolay pozisyonları gole çevirse 4-5 farklı bir galibiyetle sahadan ayrılacak Beşiktaş.
   Sergen'in golleri dışında başka gol olmayınca maç "Sergen'in Maçı" olarak kalıyor ve 2-0'lık skorla 3 puanı kapıyor Karakartal.

Maçın Geniş Özeti
Read more

4 Mart 2016 Cuma

5 Mart 2010 Fenerbahçe-Beşiktaş 2-3 Erkek Voleybol (Üsküdar Çıkarması)

,
   Yaşayanların asla unutamayacağı, Beşiktaş tribününün kendini gösterdiği, voleybolcuların taraftar geldiğinde, destek aldıklarında neler yapabileceklerini kanıtladıkları muhteşem bir gün. Öncelikle olayların en başına dönelim, her şey 20 Aralık 2009'da Akatlar'da oynanan Beşiktaş-Fenebahçe kadın voleybol maçında başladı.
Read more

28 Şubat 2016 Pazar

4 Nisan 1999 Fenerbahçe-Beşiktaş

,
    98-99 Sezonunda ligin son haftalarına girilirken Beşiktaş, Fenerbahçe, Galatasaray ve Trabzonspor arasında şampiyonluk yarışı devam ederken, derbiden önceki hafta Fenerbahçe Sakarya'ya kaybeder, Beşiktaş da Erzurum'u yenince 2. sıraya yükselir. Fenerbahçe deplasmanda berbat bir performans sergilerken Saraçoğlu'nda 18 haftadır kaybetmemektedir. Tabi bu da bizim en sevdiğimiz istatistik oluyor. 
   Kadrolara bakınca canlandı gözümde, Moldovan'ın Fener'e gelişi bayağı bir korkutmuştu beni, Türk Medyası Moldovan değil de Maradona gelmiş gibi lanse etmişti transferi. Sezon öncesi hazırlık maçlarında spikerlerin sürekli Moldovan'dan bahsetmesi ise korkuyu büyütmüştü. Sonradan gördük ki bir cacık yokmuş Moldovan'da. Ayrıca hafta içinde eli kesilen Rüştü yerine kalede Murat Şahin görev alıyor Fenerbahçe'de. Bizim kadroda Savaş göze batıyor hemen, öz kaynak çocuğu. 
   Takımımız sahaya "Lösemi'den korunalım" mesajlı pankartla çıkarken Fenerbahçe ise "Vergilerimizi ödeyelim" temalı pankartla çıktı. Yıllarca formamızı giyen Sergen Yalçın ilk kez Fenerbahçe formasıyla Beşiktaş'a karşı görev alıyordu.
   Maç başladı, daha 6. dakikada Şifo'nun kaleye giden topunu bloklayan Högh kırmızı kart gördü ve penaltı kazandık. Aslında maçı bitiren dakika oluyordu bu. Fenerbahçe maça 1-0 geride ve stoperinden yoksun başlamış oldu.
   Bu dakikadan sonra futbolcularımız "Hangimiz daha fazla gol kaçırabiliriz?" yarışına giriyor, Ertuğrul, Amokachi, Ayhan, top kaleye girmiyor girmiyor girmiyor. İlk yarının sonlarına doğru Uche'nin ayağı kırılıyor ve oyundan çıkıyor, iyice bitiyor Fenerbahçe.
   İkinci yarıda gol kaçırma yarışı sürerken Ayhan geliyor, hayatı boyunca yapabileceği en klas vuruşu yapıyor, fark 2'ye çıkıyor. Fenerliler sahaya şişeleri, çakmakları yağdırdıkça bizimkilerin sevinci daha fazla artıyor.
   Golden sonra goller kaçmaya devam ediyor, kalede Murat yerine Rüştü olsaydı Fenerlileri yıllarca kızdıracağımız "Biz size 5 attık, 6 attık" bir maç olacaktı. Ama Murat buna izin vermedi, Erol'un uzaktan attığı güzel golle farklı kazanabileceğimiz maç 2-1 sona erdi. Fenerbahçe medyası eli kesilip maça çıkmayan Rüştü'ye yıkmış mağlubiyeti ama maçı 1 farkla kaybettilerse en büyük sebebi kalede Murat'ın olması. Gel zaman git zaman 8 sene sonra bir Antalyaspor maçında bu sefer Beşiktaş kalesinde devleşiyor Murat Şahin, sakat sakat oynadığı maçta dünyaları kurtarıyor, tek başına getiriyor Beşiktaş'a 3 puanı. Tuhaf bir tesadüftür bu da.
   Son fotoğrafımız ise bu maçtan bir yıl önce başkanlık koltuğuna oturup hala bırakmayan Aziz Yıldırım'a dair. Herif hiç değişmemiş.

Ve Maçın Özeti;


Read more

27 Şubat 2016 Cumartesi

90'lardaki Fenerbahçe Çaresizliği - 'Ofsayt Yaaa'

,

25 Ekim 1998
Beşiktaş - Fenerbahçe
Yer, derbilerin mabedi İnönü Stadı, Beşiktaş'ın Fenerbahçe'ye pek acımadığı dönemin son demleri. Maça Fenerbahçe hızlı başlayıp John Moshoeu'nin nefis golüyle 1-0 öne geçiyor. Sonra Amokachi atıyor, sonra Amokachi bir daha atıyor. 71'de Dimas'la skor yine eşitleniyor.

Geçiyor zaman, geliniyor Beşiktaş'ın en sevdiği, Fenerbahçe'nin kabusu olan dakikalara. Yine kabus oluyor, Ertuğrul aşırıyor savunmanın üstünden, kısacık boyuyla Şifo Mehmet yükseliyor topa, vuruyor kafayı sol köşeye bam diye, sarı lacivert formalı herkesin eli havada, Rüştü bile topa atlamak yerine elini kaldırıyor ofsayt itirazı için. Bir tek Mustafa Doğan kaldırmıyor, çünkü o bozuyor ofsaytı en az 1 metre farkla. Amokachi, Oktay, Nihat, Şifo, Kapalı, Yeni Açık, Numaralı kendinden geçiyor. Tam bu sevinç esnasında, şeref tribününde oturan Sarı-Lacivert fularlı bir abla takılıyor kameraya, ağzı okunuyor çok net bir şekilde, 'Ofsayt yaaa' diyor, değil ablacım, alakası bile yok. Tuttuğu takımın Beşiktaş'a yine mağlup olmasının son bir haykırışı o ağzından okunan ama, faydası yok.

Bir kıraathanenin en arkasından izlenenlerdi bunlar, sonra geçti yıllar değişti bir anda her şey. Ama böyleydi benim çocukluğumun Beşiktaş'ı, ne olursa olsun Fenerbahçe'yi her zaman yenerdi. Maça daha 2 gün kala gözler kapalı hayal edebiliyorsak pazartesi günü yaşanacakları, sizde geri getirebilirsiniz bana çocukluğumun Kara Kartal'ını.

Olcay, Gökhan, Atiba, Oğuzhan, Alexis; Siyah beyaz forma, çocukluğum, Beşiktaş sizlere emanet. Saldırın gökteki Kartallar gibi !

Şifo Mehmet'in Son Dakika Attığı Gol

Read more
 

Arşivde Canlanır Koskoca Mazi Copyright © 2011 -- Template created by O Pregador -- Powered by Blogger