13 Ekim 2017 Cuma

13 Ekim 1968 Beşiktaş-Bursaspor

,
   O zamanki adıyla Mithatpaşa Stadı'nda oynanan maç karşılıklı gollerle 2-2 sona ermiş. Rivayete göre bu maç için Bursa'dan İstanbul'a 15 bin kişi resmen akın etmiş. Maçın özetinde Sabri Dino, Yusuf Tunaoğlu ve Vedat Okyar gibi Beşiktaş'ın gerçek efsane isimlerini görmek mümkün. Özellikle Yusuf Tunaoğlu'nu izleyen büyüklerimiz O'nun gibi bir yeteneğin hala Türkiye'de bulunmadığını, bizim izlediklerimizin hikaye olduğunu söylerler.
Read more

25 Eylül 2017 Pazartesi

25 Eylül 1994 Beşiktaş-Bursaspor

,
   Rivayete göre bu benim tribünde izlediğim ilk maçmış, rivayet diyorum çünkü bu maç oynandığında 2 yaşındaydım ve haliyle hiç bir şey hatırlamıyorum. Sezona 5'te 5 ile başlayınca bizimkiler dayanamayıp atmış tribüne kendini. Ayak pek uğurlu gelmemiş ama, şampiyonluğa havlu atarak son haftalara girmiş, İnönü'de 5-10 bin kişilik sağlam kitleye oynayan Beşiktaş'a daha fazla aşık olmamın sebebi de böyle bir başlangıç olabilir tabi. Takım lige harika bir başlangıç yapınca İnönü yine hınca hınç dolmuş.
Read more

23 Eylül 2017 Cumartesi

14 Eylül 1996 Fenerbahçe-Beşiktaş

,
   Bazı sezonlar vardır, o sezon sorulduğunda şampiyondan önce bir maç akla gelir sonra şampiyondan bahsedilir. 2004-2005 sezonu mesela şampiyondan önce Pancu'dur, Koray'dır, 4-3'tür çoğu insan için. 96-97 de böyle bir sezon, yıllar geçer de Sergen'in 90'da o topu 90'a takışı var ya asla unutulmaz. Üstelik Fenerbahçe bir hafta önce Samiyen'de sansasyonel bir şekilde Galatasaray'ı 4-0 yenmiş, Beşiktaş ise dört haftada tek galibiyetini Vanspor'a karşı almıştı. 
Read more

12 Eylül 2017 Salı

12 Eylül 2009 Samiyen Deplasmanı

,
İlk Sami Yen deplasmanımdı, ilk dediğime bakmayın, tribünlerin yarı yarıya olduğu zamanlarda sezon öncesi yapılan TSYD kupası maçlarında falan gittim Sami Yen’e. O zaman babam tutardı kolumuzdan kardeşimle beni götürürdü maça. Büyüdükten ve aklımın ermeye başladığından sonraki ilk Sami Yen deplasmanım…


Read more

29 Ağustos 2017 Salı

29 Ağustos 2007 Beşiktaş-Zurich

,
   Hem ligde hem Avrupa'da her şey yolunda gidiyor. Zurich deplasmanından son dakika yenilen gole rağmen avantajlı skorla dönülmüş, Antep deplasmanında da genç oyuncu Batuhan son dakikada güldürmüş Karakartalı. Zurich'i devirip Şampiyonlar Ligi gruplarına kalmak için her şey hazır.
Read more

25 Ağustos 2017 Cuma

25 Ağustos 2007 Gaziantepspor-Beşiktaş

,
   2007 Yazı, İnönü'de Kezman'ın attığı gol yüzünden kabus gibi geçmiştir Beşiktaş taraftarı için. Bu ölü toprağını üstünden atmak için de hem yönetim hem saha bazında canını dişine takma durumu söz konusu olur.
Read more

4 Ağustos 2017 Cuma

4 Ağustos 1995 Beşiktaş-Galatasaray

,
   Yaz aylarında mecburen, özlenen TSYD Turnuvası üzerinden gidiyoruz, yine bir Beşiktaş-Galatasaray maçı, yine yeni isimler. Beşiktaş formasıyla ilk defa sahaya çıkan ve sadece bir sezon oynamasına rağmen hala hafızalarda yer tutan Stefan Kuntz. Bu maçta Beşiktaş tribünleri Samiyen'in Eski Açık ve Kapalı'sında yer alıyor.
Read more

27 Temmuz 2017 Perşembe

27 Temmuz 1996 Galatasaray-Beşiktaş

,
   90'ların sonuna kadar devam eden geleneksel TSYD Turnuvası'nda 96-97 sezonunun ikinci maçında Beşiktaş ile Galatasaray bir temmuz akşamı İnönü'de karşı karşıya gelir. Beşiktaş'ın yeni teknik direktörü Rasim Kara ile Galatasaray'ın yeni teknik direktörü Fatih Terim de ilk defa bu maçta T.D olarak karşılaşırlar.
Read more

9 Nisan 2017 Pazar

Şimdi Biraz Çocukluğunuza İnelim

,
   11 Yaşındaydım doktor, ilk defa hatırlayacağım şampiyonluğu yaşıyorduk, her şey çok güzeldi tabi. Bir de Şampiyonlar Ligi var, O'nu iki kere görmüştüm, Münih'ten 2 yerken de Barcelona'ya 3 atarken de oradaydım. Bu sefer başkaydı ama, Metin-Ali-Feyyaz'dan sonra en efsane kadro vardı sahada, babam öyle diyordu yani, bambaşka olacaktı bu defa. Başladı Şampiyonlar Ligi, sona geldik, Chelsea'yi Londra'da nasıl devirdiysek İnönü'de de öyle devirecektik, çıkacaktık gruptan. 
Read more

29 Ekim 2016 Cumartesi

Desibel Savaşları | 2011

,

"Bir spor stadyumunda tezahürat ile ulaşılan en yüksek ses rekoru"

Evet...

Desibel rekoru kırmak isteyen her taraftar grubunun, rekorlar kitabında takımının adını görmek istediği başlık tam olarak bu.

Bu rekorun -bilmeyenler için- hangi maçta kırıldığına değinmeden geçmeyelim;
Sene 2005 ve Fenerbahçe ile oynuyoruz. Kartal Gol Gol Gol tezahüratı inanılmaz bir biçimde patlamış ve hemen her maçta söylenmeye başlanmıştı. Spor yazarları her zamanki gibi kulübe bir çomak sokmak istediğinden, tıpkı "Tümerle Sergen yan yana oynayamaz" goygoyundaki gibi, bu tezahüratın takıma baskı yaptığını ve futbolcuları olumsuz etkilediğini düşünmekteydi. Fakat aslında durum öyle değildi; takım kötüydü!

Ali Güneş, Adem Dursun, göğüs kafesi büyük abimiz Ailton ve bilumum Anadolu takımı topçularının harmanlandığı, 100. yıldan bir iki topçu ile durumu kurtardığımız bir sezondu. Sezonun daha başıydı ve bizim aksimize, Fenerbahçe nispeten iyi bir kadro toplamıştı.


Takımın bu maçta kötü oynaması, taraftarın o kadar moralini bozmuştu ki, neredeyse sahaya inip kendileri oynayacaklardı. Tezahüratlar büyük bir sinir harbiyle ve futbolcuları azarlar gibi söyleniyordu.

Fenerbahçeliler daha sonra bu maçı yaptıkları truvayla, biz ise kırdığımız desibel rekoruyla ve Kleberson'un efsane golüyle hatırlayacaktık. Bu maçtan önceki Malmö maçında, Kartal Gol Gol Gol tezahüratının bütün statta kapalı tribünle senkronize bir şekilde söylenmesi için anons yapılmış fakat çok da başarılı olunamamıştı. Bir sonraki Fenerbahçe maçında ise, takımın yenik olduğu bir anda, daha önceden rekor kırma amacı gütmeden, öyle yüksek bir sesle söylendi ki, taraftar bu ses rekorunu yıllarca unutamadı. Aşağıdaki videoda, bu ses rekorunun nasıl kırıldığına dair anlara tanıklık edebilirsiniz. Vakti olmayanlar videonun 2:20 saniyesine atlasın.


Bu rekor yıllarca konuşuldu. Kimse bu rekoru kırmaya yeltenmedi. Ta ki 2011 yılına kadar.
Yaptırdıkları yeni stadın akustik özelliklerine çok güvenen galatasaray taraftar grubu, fenerbahçe ile yaptıkları derbi maçta bir durum organize ederek bir spor stadyumunda tezahürat ile ulaşılan en yüksek ses rekorunu kırmak için yetkililer çağırttı. Sonuç olarak, bu rekorun resmi olarak kendilerine ait olduğunu tescil ettirdiler.



Bu rekorun 2005'te kırılıp, 2007'de Liverpool maçında tekrarlandığını düşünen bizler için ise inceden bir sinir harbi başlamıştı. Biz bu rekorun, organize edilmeden, tamamen spontane gelişmesinin kıymetini anlatırken, bir anda rekorumuza ortaklar çıkmaya başlamıştı.

18 Mart 2011 tarihinde galatasarayın bu rekor sahiplenmesinin 1 gün sonrasında, tam da 19.03.2011 tarihinde ise, İnönü'de kayserispor maçı vardı. Bu maçta kapalı tribün, bir gün önceki rekor muhabbetine gönderme yapan, havanın yağmurlu olmasından dolayı romantik bir manaya da bürünen şu tezahüratla yeri göğü inletti.


Bu maçı, tesadüfen bulduğum kapalı tribün kombinesiyle, kutuda izledim. Hiçbir zaman unutamayacağım, dolu dolu gönderme yapıp, içimdeki sinir stresi attığım bir maç oldu. Tribünün en iyi gününde olduğu maçlardan biriydi. Maçı da 4-2 kazandık. Hugo Almeida ilk resmi golünü attı ve Quaresma'nın trivela  golünü en güzel açıdan gördüm.

Sonrasında aynı rekor denemesini fenerbahçe de yaptıysa da başarılı olamadı (1 Ekim 2011 Başakşehir maçı). Zaten bu rekor, sayı olarak, bütün stadın değil, sadece stad içerisinde 10 bin kadar kişinin (kapalı tribün ve çevresi) bağırmasıyla gerçekleşmişti.

Desibel rekoru resmi olarak kimde olursa olsun, gerek rekorun kırıldığı andaki organizasyon (ya da organize olmayan durum), gerek de kişi sayısı-çıkan ses oranı gibi kriterler olsun, kesinlikle ve rahatlıkla Beşiktaş taraftarınındır.

#SahadaKaybedebilirizTribündeAsla

Read more

27 Eylül 2016 Salı

Canım Feda Olsun Sana, Cebim Değil...

,
   Gençlerbirliği maçı bitti, eski açıktan sahaya indik, çimleri toplayıp oradan kapalıya, setin solunda Otoban Ahmet duruyordu, bizi gördü, sol kolunun altına Betül'ü, sağ kolunun altına beni aldı "Ben hep buradan baktım Beşiktaş'a, hep buradan, ama bugün son, bizi bir daha buraya almayacaklar çocuklar." dedi, beraber ağladık. Aklıma kazındı Otoban abinin söyledikleri, öyle çıktık İnönü'den. Bir daha da orada maç izlemek nasip olmadı.
Read more

4 Eylül 2016 Pazar

Öğrenci Geleneği - Akatlar Kombinesi

,
   2011-2012 Sezonu için Akatlar Kombineleri satışa çıktığında 10-15 arkadaş olarak bir şey dikkatimizi çekti; Öğrenci kombineleri indirimli şekilde 100 liraya satılacak. Hepimiz öğrenciyiz ve birbirimizi gaza getiriyoruz derken kombineler alındı. Ardından NBA'de lokavt olmasıyla Deron Willams Beşiktaş formasını giydi, sadece Deron değil tabi birbiriyle uyumlu mütevazi bir kadro kuruldu. Böyle olunca kombinenin değeri git gide arttı. Sezon sonu play-off lar, 1 saatte biten 15 bin bilet ve şampiyonluk derken basketbol adına harika bir sezon yaşamış olduk. Hayatımda verdiğim en doğru kararlardan biriydi o kombineyi almak, o seneden sonra da gelenek oldu tabi, İnönü'nün yokluğunda, passoligin varlığında Akatlar evimiz oldu.
   Bu sezon da aynı heyecanı Ufuk Sarıca'nın gelmesiyle ve adını sanını bildiğimiz oyuncuların alınmasıyla yaşamaya başladık. Her şey buraya kadar güzelken kulüp kombine ve sezon içinde uygulayacağı bilet satış politikasını açıkladı:   http://www.bjk.com.tr/tr/haber/67099/bu_sezon_macgunukimseyesozverme.html
   
   Bu politikada "Öğrenci kombinesi" bulunmuyordu. Kulüp bunu ilk defa denemiyor, geçen sene de kombineler ilk açıklandığında öğrenci indirimi ibaresi geçmiyordu. Satışlar düşük kalınca, öğrencilerden de tepki gelince kombinelere öğrenci indirimi getirildi. Bu sezon durum biraz daha farklı, takım daha çok heyecan veriyor ve aslında bakıldığında kombine fiyatı da gayet iyi.
   
    Ama unutulmaması gereken bir şey var, mesele aradaki 50 liralık farktan ziyade bir gelenek meselesi. 5 yıl önce beni ve arkadaşlarımı teşvik eden bu gelenek her sene Akatlar'a gelecek öğrenci sayısını arttıracaktır. Biz tepki koyarsak bu gelenek devam edecek ve Akatlar'da öğrenci kardeşlerimizle daha kalabalık olacağız...
Read more

6 Haziran 2016 Pazartesi

2015-2016 Sezonu Şampiyonu Beşiktaş - Kutlamalar

,
   Çifte kupalı 2008-2009 Sezonundan sonra 3 yıl şampiyonluk yarışına bile giremedi Kara Kartal, Samet Aybaba'yla başlayan ve rakiplerin dalga konusu olan Feda Sezonuyla yavaştan çıkış yakaladı. Aybaba sonrası Bilic'in gelmesi, kadroda çok oynama yapmadan, genç oyuncuların da takımda tutulmasıyla takımdaki pozitif enerji git gide arttı. Bu sırada İnönü Stadı'nın olmaması, en büyük dezavantajdı. 14-15 Sezonunda kaçan şampiyonluk sonrası Bilic ile yollar ayrıldı. Aybaba'nın başlatıp, Bilic'in devam ettirdiği kolej havası, Şenol Güneş'in elinde nirvanaya ulaştı. Ve beklenen şampiyonluk İnönü'de Osmanlı maçında geldi.
Read more
 

Arşivde Canlanır Koskoca Mazi Copyright © 2011 -- Template created by O Pregador -- Powered by Blogger